TCMB Para Politikası Değerlendirmesi — Temmuz 2026 PPK Kararı
Sevgül Yırtar | Temmuz 23, 2026
Para Politikası Kurulu, 23 Temmuz 2026 tarihli toplantısında politika faizini (bir hafta vadeli repo ihale faiz oranı) piyasa beklentileriyle uyumlu olarak yüzde 37,0 düzeyinde sabit tutmuş; gecelik borç verme faizini yüzde 40, gecelik borçlanma faizini ise yüzde 35,5 seviyesinde koruyarak faiz koridorunda herhangi bir değişikliğe gitmemiştir. Karar, 2026 yılının beşinci PPK toplantısı olup Kurul, önceki üç toplantıda da (12 Mart, 22 Nisan ve 11 Haziran) politika faizini değiştirmemiştir. Politika faizi, 22 Ocak tarihli 100 baz puanlık indirimin ardından yaklaşık altı aydır yüzde 37 seviyesinde sabit tutulmaktadır. Bununla birlikte, para politikasının fiilî sıkılığı politika faizinin işaret ettiğinden belirgin biçimde yüksektir. TCMB, Mart ayı başından itibaren bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermiş ve fonlamayı gecelik borç verme penceresi üzerinden sağlamıştır. Bu çerçevede ağırlıklı ortalama fonlama maliyeti koridorun üst bandında, yüzde 40 düzeyinde oluşmakta; para politikası duruşu politika faizinin 300 baz puan üzerinde şekillenmektedir.
Karar metninde önümüzdeki döneme ilişkin yönlendirme ifadeleri değiştirilmemiş; belirgin ve kalıcı bozulma hâlinde ilave sıkılaştırma yapılabileceğine yönelik taahhüt, yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruş vurgusu, toplantı bazlı ve veri odaklı yaklaşım ile ara hedeflerle uyum vurgusu aynen korunmuştur. İçerik tarafında ise Kurul, enflasyonun ana eğiliminin Haziran ayında yalnızca sınırlı bir miktar gerilediğini belirtmiş; öncü verilerin ana eğilimde Temmuz ayında geçici bir yükselişe işaret ettiğini ifade etmiştir. Jeopolitik gelişmelerle enerji fiyatlarının yeniden yükseliş eğilimine girdiği vurgulanmakta olup, Brent petrol fiyatının Temmuz ayı başındaki 72 dolar seviyesinden 96,6 dolara çıkması bu değerlendirmeyi doğrulamaktadır. Buna karşılık iç talepteki zayıf seyrin "belirginleştiği" ifadesi, önceki metne kıyasla talep koşullarındaki soğumaya daha güçlü bir vurgu yapıldığını göstermektedir. Metnin bütünü, enerji kaynaklı maliyet baskıları ile talep kaynaklı dezenflasyonist katkı arasında dengeli; ancak fonlama tarafındaki sıkılığın korunması nedeniyle net etkisi itibarıyla ihtiyatlı-sıkı bir duruşa işaret etmektedir.
Temmuz ayı TÜFE artışına ilişkin beklentimiz aylık yüzde 1,96, yıllık ise yüzde 32,0 düzeyindedir; bu çerçevede Haziran ayında yüzde 32,11 olan yıllık enflasyonun sınırlı ölçüde gerileyeceğini öngörüyoruz. Beklentimiz, TCMB Temmuz 2026 Piyasa Katılımcıları Anketi'nde yüzde 1,68 olan aylık enflasyon beklentisinin üzerindedir. Bu doğrultuda yıllık enflasyonda kayda değer bir iyileşmenin, 3 Eylül'de açıklanacak ağustos ayı verisinden önce gerçekleşmesini beklemiyoruz. Riskler yukarı yönlü seyretmektedir; enerji fiyatlarındaki yükselişin kalıcılık kazanması hâlinde iç talep zayıflığının sağladığı dezenflasyonist katkının bir kısmı dengelenebilecektir. Önümüzdeki dönemde 30 Temmuz'da yayımlanacak PPK Toplantı Özeti'nin, 3 Ağustos'ta açıklanacak temmuz ayı TÜFE verisinin, 13 Ağustos'ta yayımlanacak yılın üçüncü Enflasyon Raporu'nun ve 10 Eylül'de gerçekleştirilecek PPK toplantısının para politikasının seyri açısından belirleyici olacağını değerlendiriyoruz.
Araştırma Bölümü
Saygılarımızla,

