arrow_back Makaleler

Enflasyon Nedir?

Enflasyon, fiyatlar genel düzeyinin sürekli ve hissedilir artışını ifade eden bir durumdur. Diğer bir tanımı nominal millî gelirin, bu gelirle satın alınan mal miktarına nazaran artması yani şişmesi demektir.

Fiyatlar genel düzeyinin hızlı ve sürekli artışına enflasyon denilmektedir. Bu tanımda iki önemli, üzerinde durulması gereken nokta söz konusudur. Bu noktalardan ilki piyasadaki tüm ürünlerin fiyat artışına tabi olmasıdır. Örneğin; bir kalemin fiyatı iki lira olsun. Bu kaleme olan talebin arttığını ancak arzının sabit kaldığını varsayalım. Bu durumda kalemin fiyatı artacaktır. İşte burada kalemin fiyatında yaşanan artışı enflasyon olarak nitelendiremeyiz. Bunun nedeni piyasada sadece kalemin fiyatının artmış olmasıdır. Üzerinde durulması gereken bir diğer nokta ise fiyatların sürekli olarak artması gerektiğidir. Kesik kesik yaşanan ve devamlılık arz etmeyen fiyat artışları enflasyon olarak adlandırılamaz. Dezenflasyon ise genellikle fiyat artışlarının yavaşladığı veya fiyatların düşüş gösterdiği bir dönemi temsil eder.

Enflasyonun Nedeni Nedir?

Enflasyon, genellikle ekonomik süreçlerin karmaşık etkileşimleri sonucunda ortaya çıkar. Bu durum, çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle gerçekleşebilir. Talep artışı veya arz eksikliği gibi sebeplerden kaynaklanabilir. Bununla birlikte, enflasyonu tetikleyen temel nedenler şunlardır:

Birincil bir neden, talep tarafındaki faktörlerdir. Talep enflasyonu, tüketicilerin harcama gücünün artması veya talebin belirli mallara veya hizmetlere ani bir şekilde artması durumunda ortaya çıkar. Örneğin, tüketici harcamalarında beklenmedik bir artış veya hükümetin teşvik politikaları sonucunda insanların daha fazla harcama yapması, talep enflasyonunu tetikleyebilir.

Diğer bir faktör ise maliyet enflasyonudur. Üretim maliyetlerindeki artışlar, genellikle ham madde fiyatlarının yükselmesi, işçilik maliyetlerindeki artış veya vergi düzenlemeleri gibi unsurların neden olduğu maliyet enflasyonu ortaya çıkarabilir. Üretim maliyetlerindeki bu yükseliş, şirketlerin kârlarını korumak veya artırmak amacıyla ürün fiyatlarını artırmasına yol açabilir.

Ayrıca, para arzındaki kontrolsüz artışlar da enflasyona neden olabilir. Bir ekonomideki para miktarının aşırı artması durumunda, fazla para dolaşımı talebi artırabilir. Bu durumda, talep artışı fiyatları yükseltebilir ve enflasyonu tetikleyebilir. Merkez bankalarının para politikaları, para arzını kontrol altında tutarak bu tür enflasyonun önlenmesine çalışır.

Enflasyonun kaynağına ilişkin olarak, genellikle birden fazla faktörün bir araya gelmesiyle ortaya çıkar. Talep, maliyet, para politikaları gibi unsurların karmaşık etkileşimi, enflasyonu şekillendirir ve bu sebepler, ekonomistlerin enflasyonla mücadele stratejilerini belirlerken dikkate aldıkları temel noktalardır.

Enflasyon Türleri Nelerdir?

  • Hiperenflasyon: Ani ve kontrolsüz bir enflasyon türüdür; genellikle aylık bazda %50'den fazla oranlarda artış gösterir.
  • Resesyonel Enflasyon: Ekonomideki durgunluk veya resesyon dönemlerinde meydana gelen enflasyon türüdür.
  • Gizli Enflasyon: Resmi enflasyon oranlarının gerçek durumu yansıtmadığı durumlarda ortaya çıkan enflasyon türüdür.

Enflasyonun Ekonomiye Etkileri Nelerdir?

Enflasyon, ekonomik sistemin pek çok alanını etkileyen önemli bir faktördür. Öncelikle, enflasyon tüketici harcamalarını etkiler. Fiyatların sürekli artmasıyla birlikte, tüketicilerin aynı miktarda mal veya hizmeti satın almak için daha fazla para harcamaları gerekebilir. Bu durum, tüketici satın alma gücünü azaltır ve dolayısıyla tüketici harcamalarını kısıtlayabilir.

Aynı zamanda enflasyon, sabit gelire sahip kişileri ve düşük gelirli aileleri olumsuz etkileyebilir. Gelirlerin fiyat artışlarına yetişememesi durumunda, bu kesimlerin alım gücü düşer ve yaşam standartları olumsuz yönde etkilenir.

Enflasyon ayrıca yatırım kararlarını etkiler. Yatırımcılar, enflasyon oranının yüksek olduğu dönemlerde gelecekteki kar marjlarını daha dikkatli değerlendirirler. Bu durum, yatırım yapma isteğini azaltabilir ve ekonomideki büyümeyi olumsuz etkileyebilir.

Ekonomideki genel fiyat artışları, işletmelerin maliyetlerini etkiler. Üretimde kullanılan girdi maliyetlerinin yükselmesi, işletmelerin kârlılığını azaltabilir veya fiyatları yükseltmelerine yol açabilir. Bu da tüketici fiyatlarında daha fazla artış anlamına gelir ve bu döngü enflasyonu daha da körükleyebilir.

Son olarak, enflasyon, merkez bankalarının politika kararlarını da etkiler. Merkez bankaları, enflasyonu kontrol etmek ve ekonomik istikrarı sağlamak için faiz oranlarını ve para arzını ayarlayabilir. Yüksek enflasyon durumlarında faiz oranlarının artırılmasıyla ekonomideki genel harcamaları azaltmaya çalışarak enflasyonu düşürme yoluna gidebilirler.

Bu etkiler, enflasyonun ekonomi üzerindeki genel etkilerini temsil etmektedir. Ancak her ekonomik durum farklı olduğundan, enflasyonun etkileri ülke ekonomisine, politika kararlarına ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir.

Küçük Yatırımcı Enflasyona Karşı Ne Yapmalı?

Enflasyon, paranın alım gücünü düşürerek tasarruf sahiplerinin en büyük düşmanıdır. Küçük yatırımcılar, enflasyona karşı mücadele etmek için bulundukları ülkenin enflasyon oranından daha fazla getiri sağlayan yatırım araçları seçmeleri gerekmektedir. Örneğin, forex, hisse senedi, altın, tahvil gibi finansal yatırım araçları, enflasyona karşı koruma sağlayabilir. Fakat tek bir yatırım aracına yatırım yapmak, riski artırabilir. Küçük yatırımcı yatırımlarını farklı yatırım araçlarına dağıtarak riski azaltabilir. Enflasyon, genellikle uzun vadede düşer. Bu nedenle, uzun vadeli yatırım yaparak, enflasyondan daha yüksek getiri elde etme şansını artırabilir.

İntegral Yatırım Menkul Değerler’de yatırımcılar, online (görüntülü) hesap açılış yöntemiyle fiziksel evrak gerektirmeden veya kurye/temsilci aracılığıyla huzurda gerekli evrakları imzalayarak yatırım hesabını açabilirler. Forex veya hisse senedi hesabı açmak isteyenler, detaylı bilgiye ilgili sayfalardan ulaşabilirler.

Yatırıma başlamadan önce, piyasa koşullarını anlamak ve yatırım araçlarını incelemek önemlidir. İlgili eğitimler ve piyasa bilgisine sahip olmak, yatırımcıların doğru kararlar almasına yardımcı olabilir. Eğer piyasalar hakkında bilgi sahibi olmadığınızı düşünüyorsanız, ücretsiz online eğitimlere katılabilirsiniz. Bu eğitimler, uzman eğitmenler tarafından verilmekte olup, yatırım yapmaya başlamadan önce bilgi seviyenizi artırmanıza yardımcı olabilir. Eğitimlerimize katılmak için lütfen tıklayınız.

2023 yılı 4. Çeyrek dönemi itibariyle kâr eden müşteri oranı %32, zarar eden müşteri oranı %68’dir.




Yasal Uyarı Notu
: Burada yer alan yatırım bilgi, yorum ve tavsiyeleri yatırım danışmanlığı kapsamında değildir. Yatırım danışmanlığı hizmeti, yetkili kuruluşlar tarafından kişilerin risk ve getiri tercihleri dikkate alınarak kişiye özel sunulmaktadır. Burada yer alan yorum ve tavsiyeler ise genel niteliktedir. Bu tavsiyeler mali durumunuz ile risk ve getiri tercihlerinize uygun olmayabilir. Bu nedenle, sadece burada yer alan bilgilere dayanılarak yatırım kararı verilmesi beklentilerinize uygun sonuçlar doğurmayabilir. Bu bilgiler ve görüşler önceden haber vermeksizin değiştirilebilir. İntegral Yatırım Menkul Değerler A.Ş. bilgilerin ve ifade edilen görüşlerin doğru, eksiksiz ve güncelleştirilmiş olduğuna dair (açıkça ifade edilmiş veya ima edilmiş) hiçbir beyan ve taahhütte bulunmaz. İçerik kesinlikle mali, hukuki, vergi veya diğer konularda bir tavsiye niteliği taşımadığı gibi, tamamen içeriğe dayalı olarak yatırım yapılmamalı veya karar alınmamalıdır. Herhangi bir yatırım konulu karar almadan önce bir uzmandan görüş alınmalıdır. Sorumluluğun Sınırlandırılması: İntegral Yatırım Menkul Değerler A.Ş. herhangi bir sınırlandırma olmaksızın, dolaylı, direkt veya bir fiilin sonucu olarak ortaya çıkan zararlar da dâhil olmak üzere her türlü kayıp ve hasarla ilgili sorumluluk kabul etmez.

Para piyasalarında işlem yapın ya da ücretsiz denemeye hemen başlayın!